Hak-İş Konfederasyonu tarafından 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında Elazığ'da gerçekleştirilen etkinliğe Sendikamız Malatya Bölge Başkanı Bülent Pektaş katılım sağladı.
Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı Başkanlığında Elazığ Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan HAK-İŞ üyesi emekçiler ile birlikte “Sendikal Örgütlenme ve İş Mevzuatının Güncel Sorunları” konulu talepler dile getirildi.
“İş Güvencesi Tüm Çalışanları Kapsayacak Şekilde Genişletilmelidir”
Kayabaşı, mevcut iş güvencesi sisteminin yetersiz olduğunu belirterek, “30 işçi ve kıdem şartı nedeniyle çalışanların büyük bir bölümü iş güvencesi dışında kalmaktadır” dedi. HAK-İŞ’in bu konudaki talebini net şekilde ortaya koyan Kayabaşı, “İş güvencesi hükümleri tüm çalışanları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmeli, esnek çalışma modellerinin güvencesizliğe yol açmasının önüne geçilmelidir” ifadelerini kullandı.
“İşe İade Davaları Hızlandırılmalı, İşçiye Sosyal Koruma Sağlanmalıdır”
İşe iade davalarının uzun sürmesinin ciddi hak kayıplarına yol açtığını belirten Kayabaşı, “Bir işçi hakkını aramak için ortalama iki yıl beklemek zorunda kalmaktadır” dedi. Bu süreçte işçilerin işsizlik ödeneği ve sağlık güvencesinden mahrum kaldığını ifade eden Kayabaşı, “Yargılama sürecinde işçi kardeşlerimize sosyal koruma sağlanmalı, davalar ivedilikle sonuçlandırılmalıdır” çağrısında bulundu.
“Sendikal Örgütlenmenin Önündeki Engeller Kaldırılmalıdır”
Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden birinin sendikal nedenle işten çıkarmalar olduğunu vurgulayan Kayabaşı, “Sendikalı olduğu için hiçbir işçi işinden edilmemelidir” dedi.
Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Ali Kayabaşı, çözüm olarak, sendikal nedenle işten çıkarılan işçilere güçlü ve bağlayıcı iş güvencesi sağlanması, sendika temsilcileriyle benzer koruma mekanizmalarının tüm sendikalı işçiler için uygulanması ve sendikal faaliyetleri engelleyen fiillere karşı caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yetki ve İşkolu Tespiti Davaları Hızlandırılmalıdır”
Kayabaşı, yetki tespiti ve işkolu tespiti davalarının uzun sürmesinin örgütlenmeyi sekteye uğrattığını belirterek, “Bu davalar hızlı ve etkin şekilde sonuçlandırılmalıdır” dedi. Kayabaşı, yetki tespiti davalarında doğru taraf gösteriminin dava şartı olması, istinaf sürecinin kaldırılarak dosyanın doğrudan Yargıtay’a gönderilmesi ve işkolu tespiti davalarının gecikmeden sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı.
“Yargı Sistemindeki Farklılıklar Giderilmeli, Adalete Erişim Kolaylaştırılmalıdır”
Farklı mahkemelerin aynı konuda farklı kararlar vermesinin hukuki belirsizlik yarattığını ifade eden Kayabaşı, “İçtihat farklılıklarını ortadan kaldıracak düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir” dedi. İşçilik alacaklarına ilişkin davalarda yüksek harçların işçilerin hak arama özgürlüğünü kısıtladığını belirten Kayabaşı, “Bu davalarda harç muafiyeti sağlanmalı ya da makul seviyeye çekilmelidir” çağrısında bulundu.
“Sendikalaşma Oranı Artırılmalı, Örgütlü Toplum Hedefine Ulaşılmalıdır”
Türkiye’de sendikalaşma oranının düşüklüğüne dikkat çeken Kayabaşı, “İşçilerin sadece yüzde 14.45’i sendikalıdır, 14 milyon emekçi örgütsüzdür” dedi.
Genel Başkan Yardımcısı Kayabaşı, sendikal örgütlenmenin teşvik edilmesi, toplu iş sözleşmesi sisteminin güçlendirilmesi ve işverenlerin sendikal haklara aykırı uygulamalarının denetlenmesi gerektiğini ifade etti
“Kamu İşçilerinin Hakları Güçlendirilmelidir”
Kayabaşı, kamu işçilerine yönelik taleplerimizi sıralayarak; kadro dışı kalan taşeron işçilere kadro verilmesi, belediye şirketlerinde çalışanların ilave tediye kapsamına alınması, Kamu Çerçeve Protokolü’nün belediyeleri de kapsaması, Mevsimlik ve geçici işçilerin kadroya geçirilmesi, 696 sayılı KHK’da yer alan tayin ve becayiş yasağına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi soncundaki yasal boşluğun giderilmesi adına yeniden düzenlenme yapılması gerektiğini ifade etti. Kayabaşı Kamu Çerçeve Protokolü görüşmelerine de işveren tarafını temsilen TİSK’in dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kıdem Tazminatı Tüm Çalışanları Kapsayacak Şekilde Yeniden Düzenlenmelidir”
Mevcut sistemde birçok işçinin kıdem tazminatına erişemediğini belirten Genel Başkan Yardımcısı Kayabaşı, “HAK-İŞ olarak tüm çalışanları kapsayan güçlü ve sürdürülebilir bir kıdem tazminatı modeli talep ediyoruz. Kıdem tazminatı tüm çalışanları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir” dedi.
“Mazlumların Yanında Olmaya Devam Edeceğiz”
Uluslararası gelişmelere de değinen Kayabaşı, Filistin başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlere karşı HAK-İŞ’in kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, “Filistin halkının yanında durmak bizim için tarihi ve vicdani bir sorumluluktur” dedi. Kayabaşı, “Aynı şekilde; İran, Lübnan ve Sudan’da sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması gerektiğini vurguluyoruz. Bu saldırıları ve soykırımları en sert biçimde kınıyor; başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, derhal kararlı ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz” dedi
Kayabaşı, Global SUMUD filosunun da Gazze’de yaşanan soykırım ve ablukayı kırmak için yola çıktığına vurgu yaparak, bu seferin karaya ayak basmak ve Filistin halkının mücadelesine destek vermek için başarıya ulaşması temennisinde bulundu.
Genel Başkan Yardımcısı Kayabaşı 1 Mayıs’ın; yeni bir Dünya’nın, Türkiye Yüzyılı”nın ve erdemli bir sendikal inşanın gündönümü olacağını ifade etti.
Copyright 2019, Öz Finans-İş Sendikası, Tüm Hakları Saklıdır.